Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- El-Cezire’deki soru-cevap programında Müslümanların üstüne ölüm kusuyor, kan kusuyor. Kardavi, Haçlı Seferleri’nde Müslümanların öldürülmesini teşvik eden papazların misyonuna soyundu.
Amerika’yı ilah edinmişler bunlar.
İlahlarına kurban sunuyorlar.
Kadın-erkek, çoluk-çocuk ne kadar masum ve sivil varsa, hepsinin öldürülmesine fetva veriyorlar.
Dünün Ebussuud’u da böyle yapmıştı.
Diyor ki Kardavi: “Öldürün, Esad’ın yanında yer alan kim varsa, asker, ulema, siviller hepsinin öldürülmesi vaciptir. Eğer masum iseler, zaten öldükten sonra, Allah onların hakkını öder, nasıl olsa Allah onları affeder.”
Mel’un Yezid dahi böyle bir ifadeyi kullanmamıştı.
Hatta Hitler bile bu kadar ileri gitmemişti.
Yezid ve Hitler’i solladı bunlar!
Bırakın Müslüman’ın Müslüman ile olan ihtilafında masumların öldürülmesinin haram olması…Bir Müslüman’ın vatanını ve namusunu müdafaa ettiği kâfir ile olan cihadında bile eli silah tutmayan insanlara, kadınlara, çocuklara, din bilginlerine ve hatta ağaçlara dokunulmaz.
Yezid bile olamazlar bunlar.
Mel’un Yezid kendi saltanat ve koltuğu için masumları katletmişti.
Bunlar, işgalci Amerika’nın İslam coğrafyasına dilediği gibi çöreklenmesi ve iktidarı için kadın-erkek bütün Müslümanların katledilmesini istiyorlar.
Bunların Allah ile hiçbir bağları kalmamıştır.
Allah böyle beyan buyuruyor.
Bunlar, Mü’minlere sırtlarını döndüler. İnkârcıların, gayr-i Müslimlerin, işgalci Amerika ve Haçlıların ölüm kusan ve kan kusturan demokrasileri safında yer aldılar. Böylelerinin Allah ile bağı olmaz.
Fetvaları da ona göre olur.
Kur’an-ı Kerim’de “Mü’minler, mü’minleri bırakıp inkârcıları dost edinmesin. Kim böyle yaparsa Allah ile bir ilişiği kalmaz” (Al-i İmran, 28).
Allah ile ilişiği kalmayanın vereceği fetva da, çoluk-çocuk, kadın-erkek topyekûn Müslümanların katledilmesidir.
Hz. Peygamberin beyanı ile “ahir zamanda dinin afetidir” bunlar (Gümüşhanevî, Ramuz, I/13; Feyz’ul-Kadir, 1/52).
Hz. Peygamberin ahir zamana dair ikazlarını yaşıyoruz. Buyuruyor ki:
“Ahir zamanda, bazı adam (zannedilen) kimseler çıkacaktır. Dinlerini satarak dünyalık elde edecekler. Güya yumuşaklıkta adeta kuzu postuna bürünmüşlerdir, dilleri baldan tatlıdır. Fakat kalpleri vahşi kurtların kalbi gibidir. Allah onlara şöyle hitap buyurur: … Bunlara öyle bir azab göndereceğim ki, halkın en halim ve garipleri bile, onların başına yağan azaptan hayrete düşeceklerdir” (Tirmizi, Sünen, Zühd 60, Hn. 2404, 2405).
Hz. Peygamber, bunların adını Deccallar olarak beyan eder (Müslim, İmaret 170/1920; Ebu Davud, Fiten, 1/4252; Rudanî, 9811, 5/342).
Mehmet Emin Koç